30 AĞUSTOS - AUGUST 30


 Zafer Bayramı 
 Victory Day
 OFFICIAL HOLIDAY

 

İstiklâl Marşı


30 Ağustos 1922
Başkomutan Meydan Savaşı'nın kazanılması 



1922
Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, 
Büyük Taarruz'a karar verdiği günlerde


2008

30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü

Atatürk, Cumhuriyet'i TSK'ya emanet etti 
Tıklayınız


1922 - Büyük Zafer. Başkomutanlık Meydan Muharebesi.
Yunan ordusunun, tamamen sarılması ve imha edilmesi suretiyle "Dumlupınar Meydan Muharebesi"nin kazanılması.

Başkomutan Meydan Muhaberesi ve Atatürk'ün yönettiği Büyük Zafer:
26 Ağustos - Gazi Mustafa Kemal'in Kocatepe'den Büyük Taarruz'u yönetmesi.
30 Ağustos - Gazi Mustafa Kemal'in Dumlupınar Başkomutanlık Meydan Savaşı'nı kazanması.
1 Eylül - Gazi Mustafa Kemal'in "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir, İleri !" emrini vermesi.
9 Eylül
- Türk Ordusu'nun İzmir'e girmesi.
10 Eylül - Gazi Mustafa Kemal'in İzmir'e gelişi.

Yunan birlikleri Çalköy'de toplandı. Mustafa Kemal ve kurmayları düşmanın sarılmaya uygun olduğunu ve vakit kaybetmemek gerektiği konusunda karara vardı. Saat 06.30'da talimat verildi. Kütahya'ya bağlı Dumlupınar'ın alınması ve Yunanlıların teslim olmaya mecbur edilmesi planlandı. Mustafa Kemal, harekâtı bizzat yönetmek için tepeye çıktı. Saat 14.00'da başlayan savaş bütün şiddetiyle akşama kadar sürdü. Yunan birlikleri kaçamadı, bağlantıları koptu. Bazı tümenleri Batıya çekilmek zorunda kaldı. Dumlupınar Meydan Muharebesi Türk birliklerinin zaferiyle sonuçlandı. 

1922 (30-31) - Atatürk'ün, geceyi Dumlupınar istasyonunda geçirmesi.


1922 - Turkish forces led by Ataturk win the battle of Dumlupınar. 

Decisive victory over invading Greek forces.

This official holiday, held on August 30, is dedicated to the Turkish Armed Forces and commemorates the victory at the final battle in Dumlupınar which led to the defeat of the invading Greek army, and eventually led to the creation of the Turkish Republic in 1923, after the end of  the Turkish War of Independence.  


30 Ağustos 1924 
Dumlupınar Anıtının temel atma töreninde


30 Ağustos 1924
Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Dumlupınar'da "Şehit Asker" için 
yapılacak anıtın temelini atmaya giderken


30 Ağustos 1924
Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, 
Büyük Zaferin ikinci yıl dönümü töreni için Dumlupınar'a giderken


 


30 Ağustos 1925 
Kastamonu'da şapka devrimi konuşmasını yaparken


30 Ağustos 1925 
Kıyafet İnkılabı gezisinde Kastamonu Kışlası'nda subaylarla


30 Ağustos 1924
Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Dumlupınar'da "Şehit Asker" anıtı 
temel atma töreninde İsmet Paşa ile birlikte


30 Ağustos 1924
Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Dumlupınar'da yapılacak "Şehit Asker" anıtı
hakkında düşüncelerini söylerken


1938 - 30 Ağustos Zaferi'nin 16. yıldönümünün bütün yurtta coşku ile kutlanması.

Atatürk'ün, Dolmabahçe Sarayı'nda Başbakan Celâl Bayar'ı kabulü ve İstanbul'da yapılan 30 Ağustos töreni hakkında bilgi alışı.

Atatürk'ün, Sabiha Gökçen'i kabulü, bugünkü tüm gazetelerde yer alan 30 Ağustosla ilgili yazıları okutarak dinlemesi. [Kocatürk]


1934 - Atatürk'ün, öğleden sonra Ertuğrul yatı ile Tuzla'dan Dolmabahçe Sarayı'na gelişi.

Atatürk'ün, gece Dolmabahçe Sarayı'nda Tevfik Rüştü (Araş) Bey'in kızının düğününü şereflendirmesi.


1933 - Atatürk'ün, Yalova'da Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak'ı kabulü.


1932 - Yalova'da, gece sofrada Atatürk'ün, İsmet Paşa'ya dönerek söyledikleri: "Hatırlar mısın, Rayak Bölgesi Komutanı olarak vazifem başına giderken Şam'daki karargâhında sana uğradığım o karlı geceyi? Sırtında kaputunla bir masanın başına oturmuş, bir gaz lâmbasının ışığında önüne serdiğin haritayı tetkik ediyordun! "Vaziyeti nasıl görüyorsun?" diye sormuştum. "Kötü, çok kötü" demiştin, "Düşmanın tipiden istifade ederek gün ağarmadan bir baskın yapması beklenebilir." Ben "Şu halde ne duruyorsun? Bir an evvel geriye çekilmek kararını versene!" deyince, sen buna karşılık vaziyeti Grup Komutanlığı'na bildirdiğini, henüz cevap alamadığını ve kendiliğinden bir karar veremeyeceğini söylemiştin. Ben de "Emir mi bekliyorsun?" demiştim, "O emri Rayak Bölgesi Komutanı yetkime dayanarak ve bütün mesuliyeti üstüme alarak sana ben veriyorum!" Atatürk'ün bu sözleri üzerine İsmet Paşa'nın cevabı: "Nasıl hatırlamam, nasıl unutabilirim o geceyi! Sen benim imdadıma Hızır gibi erişmiştin. Nitekim, senin emrini yerine getirdikten birkaç saat sonra düşman kuvvetleri mevzilerimizi işgal etmişti; biraz daha bekleseydim, korktuğum felâkete uğramaktan beni hiçbir mucize kurtaramayacaktı!" (Alıntı yaptığımız kaynakta, Atatürk'ün o günkü görevi, gerekse kuvvetleriyle Şam'a gelen 3. Kolordu Komutanı Albay İsmet (İnönü) Bey'in karargâh yeri yanlış gösterilmiştir. Biz, metindeki bu anımsama yanlışını doğrusuyla düzelttik. Atatürk'ün, İsmet Paşa'ya anımsattığı olayla ilgili olarak İzzettin Çalışlar, 27 Eylül 1918 tarihli günlüğüne şunları yazmıştır: "..4. Ordu büyük kısmıyla Maan'a gelmiş. Ordu karargâhı da Maan'da. 20. Kolordu (Ali Fuat Paşa) da çekiliyor. 3. Kolordu (İsmet Paşa)'dan haber yok! 22. Kolordu (Refet Bele) esir! Cevat (Ç